Telefon
+90 212 514 28 28
0Ürün(ler)

Sepetinizde hiç ürün yok.

Product was successfully added to your shopping cart.

Şirazlı Sadi

    

Sadi Şirazi; (1193 – 1292) İran’ın olduğu kadar bütün Doğu dünyasının en büyük filozof şairlerinden biridir. Güneybatı İran’ın büyük sanat ve kültür merkezlerinden biri olan Şiraz’da doğduğu için «Şirazi» (Şirazlı) diye anılır. Babası Sâdi Muslihiddin Fars atabeylerinden Saadeddin Zengi’nin hizmetindeydi. Efendisinin hâtırasına çok bağlı bulunduğundan, asıl adı Müşerefeddin olan oğluna «Sâdi» mahlasını verdi.

Sâdi, çocukluk yıllarında bir süre Şiraz’da, daha sonra, o zamanlar Ortadoğu’nun en büyük bilim yuvalarından biri olan Bağdat’taki Nizamiye Medresesi’nde okudu. Hayatının ilk gençlik çağından sonraki yıllarında, çok uzun süren bir seyahat ve maceralar devresi vardır. Arabistan’da, Mısır’da dolaştı, bir ara, Haçlılar’a karşı savaşan Türk – İslâm kuvvetlerinde görev aldı, Fransız şövalyelerine esir düşerek yıllarca ağır istihkâm işlerinde çalıştırıldı. Sonraları, bilgisine hayran kalan Suriyeli bir tacir, fidye vererek, Sadi’yi Haçlılar’ın elinden kurtardı; kızı ile evlendirerek himayesine aldı.

Sâdi’nin evlilik hayatı mutlu geçmemiştir. Karısı onu, daima, babasının kurtardığı bir köle olarak görmüş, ona karşı çok kötü davranmıştır. Şair, en sonunda, evini barkını bırakıp kaçmak zorunda kaldı. Acılarla dolu geçen bu evlilik hayatından kalan hâtıralarının izleri, onun bir kısım eserlerinde yer almıştır.

Anadolu’yu, Çin’i, Hindistan’ı da dolaşan Sâdi, yaşının olgun çağlarında Şirâz’a döndü, bundan sonraki hayatını tamamen şiire, ilme, kültüre vererek ölmez eserlerini yarattı, 98 yaşına kadar yaşadı. Geniş bilgisinden, iyi ahlâkından ötürü, bütün Doğu kaynaklarında, «Şeyh Sâdi» diye anılır. Eski biyografi eserleri Sadî’nin hayatını anlatırken, onun 10 yaşından sonraki ilk 30 yılını devamlı bir öğrenme aşkı ile, ikinci 30 yılını sonu gelmez seyahatlerle, üçüncü 30 yılını da engin değerdeki eserlerini vücuda getirmekle geçirdiğini kaydederler. Sâdî, ana dili olan Farsça’dan başka, Arapça, Hintçe, Lâtince de bilirdi.